|
Firmamız ve İş güvenliği sektörü ile ilgili tüm haberlerini bu linkte bulabilirsiniz.
1. TAŞINDIK
Değerli müşterilerimizin dikkatine... Firmamızın yeni ADRES VE TELEFON bilgileri aşağıdaki gibidir.
SET İŞ GÜVENLİĞİ EKİPMANLARI SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
Tersane Cad. Abdülsellah Sk. İzzet Baysal İş Merkezi No:1 Karaköy/İSTANBUL
Telefon: 0212 253 92 86
Fax : 0212 253 92 87
GSM: 0507 388 4 738
E-Mail: info@setis.com.tr
Web: http://www.setis.com.tr
2. Makale, İş Güvenliği Çalışmalarında Planlama 26/05/2010
İnşaat şirketlerinin ortak politikası, tüm şirket faaliyetlerininde , personelin ve diğer çalışanların sağlık ve emniyetlerini korumak, maddi varlıkların zarar görmesini önlemek, şirketin mal ve bilgilerini korumak gibi etkinlikler faaliyet alanı içerisindedir. İnşaat şirketleri emniyetli bir ortamı yaratmak için iş sırasında meydana gelebilecek yaralanmaları önlemek ve çevreyi korumak konusunda aktif çaba harcamalıdır. Doğrudan denetimleri altında çalışan taşeronlardan, inşaat şirketleri sağlık- emniyet-çevre koruması konularındaki standartlarına tam anlamıyla uyan standartları benimsemelerini ve uygulamalarını istemelidirler. Donanım, hizmet, v.b satın aldıkları kuruluşların da aynı tutumu uygulamaları gerekir.Personelin, taşeronların ve inşaat şirketi grubuna bağlı şirketlerin, gerek kendilerine, gerekse halka ya da çevreye gelebilecek zararların bilincinde olmaları sağlanmalıdır. Çalışma sırasında çevrede emniyet ve sağlığı koruyucu pratik ve ekonomik önlemlerin geliştirilimesi amacıyla devlet kuruluşları, iş ve çalışma örgütleri, akademik ve mesleki kuruluşlarla işbirliğine gidilmelidir.
İş Güvenliği Programının Hazırlanması: Planlama; inşaat işlerinde çok önemlidir.İşletme açısından planlama istenilen sonuca ulaşmak için önceden yapılması gereken işlerin kararlaştırılması sürecidir.İnşaatta plansız çalışmalar sürekli tesadüfi değişmelere bağlı kalma sorununu yaratır.Belli bir plan olmadan inşaat sürecinin denetlemesi yapılamaz. İş güvenliği ile ilgili yapılan çalışmalar aşağıdaki gibidir:
İnşaat yerinin düzenlenmesi, özellikle şantiye binalarının, kule vinçlerinin ve ağır makinaların yerleştirme durumları, elektrik, su tesisatları, giriş ve çıkış noktaları ve yol düzenlemeleri, park yerleri, malzeme depoları ve işçilerin yatma ve kafeterya binalarına ilişkin konularda iş güvenliği göz önüne alınarak en uygun düzenlemeler yapılır.Güvenlik kontrolleri için bütün ışıkları, çitleri, koruyucuları, uyarı işaretlerini ve gözetimin özel ve kamunun güvenliği ve rahatı için sağlamak ve bakımını yapmasını öngörülür. Şantiye içinde güvenlik sınırları çok iyi işaretli olmalıdır.bariyerlerin, konilerin ve uyarı işaretlerinin kullanılması her ne kadar gerekliyse de yeterli değildir, fiziksel bariyerler de oluşturulmalıdır.Şantiyelerde kullanılan mekanik araç ve gereçlerin yeterli şekilde kontrol edilmemesi, araç ve gereçlerin olması gereken koşullarda olmaması yani bozuk veya kırık olması ya da olmaması gereken yerde bırakılmış bir alet kazaya sebep olmaktadır. Güvenli olmayan bir bina planı ve yapı basınçlı hava borularının çok zayıf olması, zararlı atmosfer, havada toksik maddelerin oldukça yoğun olması, havalandırmanın yeterli derecede çalışmaması, elemanları koruyucu alet ve araçların olmaması veya çok yetersiz durumda bulunması kaza risklerini arttırır. Ayrıca çalışan kişilerin giriş muayenelerinin ve periyodik tıbbi kontrollerinin yapılası da son derece önemlidir.
Makina, araç ve gereçlerin planlanması: İnşaatta en uygun makinaların seçimi ve bunların uyum içinde olması önemlidir. Makinaların nerede, ne zaman ve ne kadar süreyle gerektiği ayrıntılı olarak belirtilmeli ve kesin iş programları hazırlanmalıdır.Ayrıca bu makinalar, donatım ile diğer araçlar alınan önlemlerle korunmalıdır.İnşaat sektöründe makine araç ve gereçlerin planlanmasında pazar durumu, fiyat eğilimleri, satıcı ve üreticilerle ilişkiler, teslim alma koşulları, stok politikası gibi konular önemli olmaktadır.Malzeme planlamasında özellikle stok planlaması önemldir.Planlarda, gerekecek malzemelerin cinsi, toplam miktarları, parti teslim alma tarihleri, minimum olarak elde tutulacak olan miktarlar özellikle belirlenmiş olmalıdır.
Koruyucu malzemenin planlanması: Her işveren, işçisine yaptığı işe uygun kişsel koruyucu malzeme vermekle yükümlüdür.Ancak bu koruyucular amaca hizmet edecek, yani yapılan işe uygun özellikte olmalıdır. Kişisel koruyucu malzemenin işçiler tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılanlarınise işin niteliğine uygun olup olmadığı devlet tarafından denetlenmekte, dolaysıyla devlet adına iş güvenliği müfettişlerince hangi işte hani nitelikte ve özellikte koruyucuların kullanılması gerektiği konusunda öneride de bulunmamaktadır. Çünkü ilgili tüzüklerde kişisel koruyucu malzemelerin ayrıntılı olarak nitelikleri ve özellikleri bulunmadığından sadece uygun koruyucular verilecektir denmektedir.İşveren işgördürdüğü kişilere zamanında yeterli ve uygun malzemem sağlamak zorundadır.İşveren maksada uygun koruyucuyu temin etmek ve eskidiğinde yenilemek zorundaır.Kişisel koruyucunun kullanılmasının cezai hükümleri uygulanmakta olup bunun belgelendirilmesi ve kullanılmasıyla yükümlüdür.
İşgücü planlaması: İşgücü planlaması yapılmadan önce kesin olarak iş akışının bilinmesi gerekir. Bu akışa göre sırasıyla gerekli usta, yardımcı işçi sayısı ve çalışma süreleri belirlenir.İşçiler işçilik sınırlarına göre ayrılır ve ekip çalışmaları düzenlenir. Mevcut işçi sayısı ve gereken işçi sayısı belirlendikten sonra eğer gerekiyorsa yeni işçi sağlama yoluna gidilir. Her işle ilgili olarak ustabaşı ve nezaretçiler belirlenir. İş güvenliği planlaması için özet olarak iş çeşitleri, işlerin başlama ve bitiş tarihleri, her iş için gereken nitelikli ve niteliksiz işgören sayısı, her gün işlerin gerektirdiği toplum işçilik değerlerine (sayısal ve niteliklerine göre) gereksinim duyulur. Kayıtlar işçiler tarafından tutulmalı ustabaşı ya da şantiye şefleri tarafından kontrol edilmelidir. Ayrıca yapılan işler ustabaşı ya da mühendisler atarafından ölçülmeli, prim uygulaması varsa işçi performansları hesaplanmalıdır.
3. 24. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI 04-05 MAYIS 2010 TARİHLERİNDE KONYA’DA KUTLANDI. 12/05/2010
“24. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası”, 04–05 Mayıs 2010 tarihleri arasında, başta özel sektör olmak üzere, Kamu Kurum ve Kuruluşları, Üniversiteler ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK)’ndan 1200 katılımcı ile Konya’da gerçekleştirildi.
İş Sağlığı ve İş Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer açılış konuşmasında, iş sağlığı ve güvenliğinin günümüz dünyasının yükselen değeri olduğunu, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeni şeyler yapılması gerektiğini ifade etti.
İş sağlığı ve güvenliğinin bir takım oyunu olduğunu, tüm oyuncuların üstün performansla hakkını vererek oynaması durumunda başarıya ulaşmanın mümkün olabileceğini anlatan Özer, ''Amacımız iş kazalarını en aza indirmek, meslek hastalıklarını sıfırlamak. Çünkü iş kazaları yüzde 98 önlenebilir, meslek hastalıklarının tamamı ise yok edilebilinir. Bu konuda işçi, işveren, devlet, topyekün arzu ettiğimiz hedefe ulaşmak mecburiyetindeyiz'' diye konuştu.
Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı ve Konya Sanayi Odası Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil ise konuşmasına, toplantının Konya'dan yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı.
Çalışanların, işletmelerin hatta toplumun göz bebeği olduklarını belirten Büyükhelvacıgil, dünyanın geç de olsa bunun farkına varıp iş sağlığı ve güvenliği hakkında yatırımlar yapmaya başladığını söyledi.
''Üreten susarsa, Türkiye susar'' konulu reklam filminin önemli bir noktaya işaret ettiğini anlatan Büyükhelvacıgil, şöyle devam etti:
''Ülkemiz, üretimle, yeni yatırımlarla büyüyecektir. Türk özel sektörünün önü açılmalı, özel sektörün dünya ile rekabet şartları eşitlenmelidir. Asgari ücret üzerindeki yükler sanayiciyi çok zorda bırakıyor, kıdem tazminatı yükü işveren üzerinden kaldırılmalıdır. Üretimin olduğu yerde zenginliğe kavuşulur, işsizliğin azaltılması sağlanır. Global rekabetin şartları günümüzde çok çetin... Hindistan, Brezilya ve Türkiye'nin adı gelecek vadeden ülkeler arasında geçiyor. Sanayicimizin üzerindeki yükler kaldırıldığında bu süreç hızlanacaktır. Ne kadar fazla üretir güçlü olursak o kadar kişiye iş sağlarız, işçi sağlığı ve güvenliğine daha fazla önem verme imkanımız doğar.''
Sendika temsilcilerinin yaptığı konuşmaların ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Birol Aydemir, konuşmasında, üretimde yeni teknolojiler kullanılmaya başlandığını ancak insan unsurunun halen üretimde bir faktörse, iş sağlığı ve güvenliğinin de önemli olmaya devam edeceğini belirtti.
İş sağlığı ve iş güvenliğinin temelde insanın refah ve mutluluğunu amaçladığını anlatan Aydemir, ILO'nun kayıtlarına göre dünyada 2.8 milyar iş gücü bulunduğunu, bu iş gücü içinde her yıl dünyada 2.2 milyon kişinin iş kazası nedeniyle yaşamını yitirdiğini kaydetti.
İş kazalarının dünyada en az yaşandığı ülkenin İngiltere olduğunu, Türkiye'deki iş kazalarının İngiltere'nin 20 katı seviyesinde bulunduğunu vurgulayan Aydemir, şunları söyledi:
''Türkiye'de iş kazalarından yılda 4 milyar lira kaybediyoruz. İş kazasında hep görünür maliyet düşünülüyor ancak kapatılan maden ocakları, kaybedilen zaman gibi görünmez maliyetler, görünen maliyetlerin 2 katıdır. Ülkemiz Avrupa'nın en büyük 6. ekonomisidir. Bu övünülecek bir durum ancak iş sağlığı ve güvenliği konusunda diğer ülkelerle kendimizi karşılaştırdığımızda inanın onların çok gerisindeyiz.
Bizde 100 bin işçiden, 10 kişi her yıl iş kazalarında ölüyor. Bu durum gelişmiş ülkelerde 100 binde 2 civarı, İngiltere'de ise 100 binde birinin altındadır. Bu çok çarpıcı bir gösterge; peki bu tespitleri yapan Bakanlık olarak biz ne yapıyoruz. Çalışma anlayışımızı değiştirmeye çalışıyoruz, bu bir anda olmuyor ancak kararlıyız. Bunun için zihniyet değişikliği gerekiyor. Ancak temel olarak merkezde görülen iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin taşrada görülmesi ilkesini benimsiyoruz.''
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Birol Aydemir’in konuşması ile açılış bölümü sona eren program, öğlenden sonra “Sağlık ve Güvenlik Birimleri” konulu panel ile devam etti.
Ardından, soru-cevap bölümünde katılımcıların yoğun ilgisi ile devam eden panel, ertesi gün programının hatırlatılması ve katılımcıların teşekkür konuşmaları ile sona erdi.
İkinci gün “İş Sağlığı ve Güvenliğinde Eğitimin Yeri ve Önemi” ve “Ekonomik Krizin İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetimine Etkileri” konularının işlendiği panellerle devam eden hafta etkinlikleri, soru-cevap bölümünde katılımcıların yoğun ilgisi ile geç saatlere kadar devam etti.
“24. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası” katılımcıların iyi niyet söylemleri ve ertesi seneye tekrar buluşma dilekleri ile sona erdi.
Konya’da düzenlenen “24. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası”nda ilgili tarafları bir araya getirebilmek amacıyla, panellerin yanı sıra, haftanı yapıldığı alanda, İSG konusunda Danışmanlık, Sağlık ve KKD hizmetleri veren kuruluşlara stant açma imkanı sağlandı. Söz konusu etkinlikte, İSGÜM ve ÇASGEM’in yanı sıra, 19 firma stant açmak için başvuru yaptı.
|